AnaSayfa
Veteriner KliniğiKedi

AŞI TAKVİMİ

6 Haftalık Paraziter Muayene ve ilaçlama
8 Haftalık Karma Aşı 1 (Feline Rhinotracheit + Feline Calicivirus + Feline Panleucopenia )
11 Haftalık KARMA AŞI II (FELİNE RHİNOTRACHEİTİS - FELİNE CALCİVİRUS - FELİNE PANLEUCOPENİA )
12 Haftalık FELİNE LEUCOMİE
13 Haftalık Kuduz Aşısı (RABİES)
14 HAFTA FELİNE LEUCOMİE
UYGULANACAK AŞILAR
Genel Olarak Bağışıklık
Spesifik bir bağışıklık yanıtı ister aşı, isterse doğal yoldan karşılaşılan bir patojen tarafından uyarılsın, buna aktif olarak edinilmiş bağışıklık adı verilir. Bağışıklık ayrıca, gerek hiper- immun serumlar aracılığıyla gerekse de göbek bağı yada anne sütü aracılığıyla bağışık bir hayvandan yavrusuna antikorların nakledilmesiyle pasif olarak da kazanılabilir. Aktif olarak edinilmiş bağışıklık pasif olarak edinilmiş bağışıklığa kıyasla çok daha uzun bir etki süresine sahiptir çünkü vücudun patojene karşı kendi yanıtından kaynaklanır. Aktif olarak edinilmiş bağışıklıkta, vücut kendi savunma unsurlarını "üretir" ve ikinci bir hastalık etkenine maruz kalma ihtimaline karşı bunların bazılarını muhafaza eder. Pasif olarak edinilmiş bağışıklıkta ise, bir başka hayvandan alınan antikorlar sonradan ortadan kaybolur, ve böylece bağışıklık da son bulmuş olur. Hastalık etkenine karşı doğal yollarla maruz kalınması durumunda bir nebze olsun aktif bağışıklık geliştirme ihtimali her zaman için mevcut olsa da aktif bağışıklığın aşı ile elde edileni makbuldür, zira aşı dışında her hangi bir yolla kazanılan aktif bağışıklık durumunda, sonuç itibariyle hayvan ölümden kurtulup iyileşme şansı yakalasa da, hayvanın bir kez yakalanmış olduğu hastalık, geri kalan yaşam periyodunda gelişme geriliği, güçten düşme ya da verim kaybı gibi sonuçlara sebep olmaktadır.
Aşının Etki Mekanizması
Patojenler (ör.,bakteriler, virüsler, vb.) antijen adı verilen ve patojenin bir bağışıklık yanıtı uyaran kısmını oluşturan protein molekülleri içerirler. Bir patojen 50 ile 1000 arasında spesifik antijen ya da antijenik protein içerebilir. Bir patojenin antijenleri vücut tarafından algılandığında, patojene karşı spesifik bir bağışıklık yanıtı oluşur. Bağışıklık sistemi, antikor adı verilen, vücudun spesifik bir patojene saldırmasına yardım eden özel proteinler üretir ve hücre içi enfeksiyon durumunda da, hücre kaynaklı bağışıklık yanıtını (patojenle enfekte olmuş hücrelerin yok edilmesi) başlatır. Ani olarak başlayan spesifik immun yanıtın bir sonucu olarak, tekrar aynı hastalık etkeni ile karşılaşılması durumunda, vücutta o etkeni kolayca tanıyan antijene spesifik bellek hücreleri oluşturulur ve antikor seviyeleri yüksek bir sabitede uzun süreler boyunca değişmeden kalır, yada en azından bu yönde gayret sarf edilir. Aşı ile işte bu mekanizmanın aynısı gerçekleştirilir, fakat bazı farklılıklarla; bütün bunların gerçekleşmesi için hastalık etkeninin vücuda girip enfeksiyona sebep olmasına gerek yoktur, ve bağışıklık yönünde başarıya ulaşma şansı daha yüksektir. Aşının bu iki özelliği, aşılamaya ihtiyaç duyulmasının ve bu doğrultuda gelişmeler kaydedilip üretime geçilmesinin en temel sebeplerini teşkil eder. Kısaca aşıya duyulan ihtiyacın en temel gayesi bu mekanizmanın elde edilmesidir denilebilir.
BAKIM VE BESLEME
YAVRU KEDİLERDE 10 SORUN
Birbirinden sevimli yavru kedileri, gözlerini yeni açtıkları dünyada bir dolu sağlık sorunu bekliyor. Küçük yaramazlara musallat olacak sorunları zamanında teşhis etmeniz, sizi çok üzecek daha büyük problemlerin doğmasını engelleyecektir.
KENE
Dışarıdaki kulak kanallarında yaşayan küçük keneler, minik kedinin huzurunu kaçırabilir. Kaşınma, başı sağa-sola sallama, tırmalama, kabuk bağlama, kulak üzerinde tüy kaybı, koyu renk dışkı belirtileri, kenelerin varlığına işaret edebilir.
PİRE
Dışarıdan görülebilen parazit sınıfına girer. Kedinin tüylerinin zayıf görüntüsü, tüy kaybı, kabuk bağlama, kaşınma, aşırı derecede tüy temizleme isteği ve pire pisliği, yavru kedinizdeki pirelerin neden olduğu rahatsızlıklardır.
SOLUCAN
Özellikle bağırsaklara yerleşen bu solucanlar, kusma, ishal, halsizlik, yavaş gelişme, iştah kaybı ya da aşırı iştah, tüylerin zayıflaması karın ağrısına neden olur.
MANTAR
Kırmızılık, kabuk bağlama, tüy kaybı, tüylerin zayıflaması ya da kırılması, deride yara, renklenme artışı gibi belirtileri vardır.
ENFEKSİYON
Üst solunum yolları enfeksiyonuna, bakteri ve virüs türlerinin de aralarında bulunduğu bazı organizmalar neden olur. Gözlerde kızarıklık, kaşınma ve şişme, enerjisizlik, nefes alma güçlüğü, hapşırma, burun akma ya da tıkanıklığı, öksürme, dil ve damakta yaralar, başlıca belirtileri arasındadır.
KARINDA ŞİŞME
Parazit dahil çeşitli iç hastalıklarının belirtisi olabilir. Çok yemekten de kaynaklanır. Nefes tıkanıklığı, karın bölgesinde ağrıya neden olur.
KUSMA
Çeşitli enfeksiyonlar, ani diyet değişiklikleri, zehir, bitki gibi yabancı objeleri yemek, hazımsızlık ve bazı gıdalara karşı olan alerji, yavru kedilerin kusmasına neden olabilir.
İSHAL
İshal ve kusma birarada olursa, tehlikelidir. Vücutta önemli derecede su kaybına yol açar. Kusmaya neden olan şeyler, aynı zamanda ishale de neden olabilir.
KANSIZLIK
Alyuvarların azalması, iç kanama, vücuttaki parazitlerin neden olduğu enfeksiyonlar, bazı zehirler, pirelenme, bağışıklık sistemine zarar veren virüsler ve kan kanseri neden olur. Kansız olan yavru kedilerde, iştah kaybı, halsizlik, nefes alma güçlüğü, damakta renksizlik, uyuşukluk gibi belirtiler görülür.
İDRARLA İZ BIRAKMA
Daha çok erkeklerde, seyrek de olsa dişilerde de görülür. Genellikle yavrular, ergenlik çağına girdiğinde rastlanan bir davranış bozukluğudur. İdrar yollarında bir hastalık da buna neden olabilir. Zamanında olmak kaydıyla, kısırlaştırmayla sorun çözülebilir.
HASTALIKLAR
EGZAMA
Derinin üst katlarının yangısına genelde egzama denir. Günümüzde egzama alerjik bir deri yangısı olarak tarif edilir. Allerjen maddelerin deri üzerine sürekli etkimesi sonucu oluşur. Akut safhada deride önce hafif bir kızarıklık oluşur. Daha sonra kabarcıklar oluşur. Bunların patlaması sonucu serum açığa çıkar ve deri yüzeyi ıslak olur. Bu ıslaklığın kurumasıyla kabuklar oluşur. Sonuçta iyileşme görülebilir veya nedenlerin devam etmesi sonucu olay yinelenir. Sekunder bakteriler de işin içine karışırsa akıntı irinli hale gelebilir. Ayrıca kıl dökülmesi gözlenir ve yangısal etkilerden dolayı derideki sinir uçları da uyarılacağından kaşıntı görülür. Dış parazitler, özellikle pireler hiperallerjik deri reaksiyonlarına ve egzamaya yol açabilir. Ayrıca tasmanın deriye sürtünmesi de egzama oluşturabilir. Alkali sabunlarla ve benzer maddelerle kedinin yıkanması (derinin yağını ve koruyucu tabakasını alacağı için) veya deriye uygulanacak diğer maddeler de egzamaya yol açabilir. Bu saydıklarımız egzamaya sebep olabilecek dış etkenlerdi. İç etkenler olarak da birçok enfeksiyon hastalığı, bazı iç hastalıklarını ve beslenme bozukluklarını da egzamaya yatkınlığı artıran sebepler olarak sayabiliriz.
Belirtiler :
Genelde egzama kaşıntı ile birlikte görülür. Deri sertçe, kepekli, kızarık ve ıslaktır, ara sıra irinleşebilir. egzama akut veya kronik olabilir. Kedilerde genelde baş, bilhassa göz ve kulak çevresine, ayaklara, kuyruk köküne, daha nadir olarak göğüs ve karın altına yerleşir. Uzun tüylü kedilerde tüm vücutta görülür.
Hastalığın seyri :
Egzama uygun bir sağaltım ile 1-2 haftada iyileşebilir. Tekrar ortaya çıkma ihtimali sebebe bağlı olarak vardır. Kronik egzama vakaları tedaviye karşı inatçıdır.
Tanı :
Bilinmeyen cinsteki tüm deri değişiklikleri için genel anlamda egzama tabiri kullanılır. O yüzden tanı için iyi bir muayene yapılmalıdır. Kedinin genel sağlık durumu, bakım ve beslenme şartları, aldığı ilaçlar değerlendirilmeli, pirelenme, mantar, kimyasal etkenler gibi dış etkenler göz önünde bulundurulmalı, laboratuar muayeneler yapılarak mantar, bakteri, virüs ve kimyasal zehirlenmelerden ayırt edilmelidir.
Tedavi :
Tedavi için ilk önce egzamayı oluşturan nedenlerin ortadan kaldırılması gerekir. İç ve dış parazitlerin tedavisi, beslenmenin düzenlenmesi v.s. gereklidir. Neden tespitinden sonra uzun tüylü kedilerde tıraş, haricen uygun antiseptik solüsyonlar ve diğer gerekli pomatlar vs uygulanır, gerekli durumlarda kortizon preperatları tercih edilebilir. Tedaviden tam sonuç almak için önemli olan egzamanın sebebini ortaya koymaktır.
KEDİLERDE DERİNİN MANTAR ENFEKSİYONU :
Kedilerde en sık rastlanan mantar enfeksiyonu trikofitidir (ringworm) ve etken derinin, tüylerin veya pençelerin yüzeyinde yaşar. Kedide %90 mantar vakasına Microsporum canis denilen trikofiti sebep olur. Bu organizma köpek ve insan gibi birçok türde de enfeksiyon oluşturur.
Nasıl bulaşır :
Mantar enfeksiyonu bulaşıcıdır. Sporlar trikofitinin enfeksiyöz evresidir ve enfeksiyon sırasında M.canis tarafından üretilir. Genelde enfekte olmuş tüylerin civarında kümeler halinde bulunurlar ve ancak mikroskopla görünürler. Enfekte tüyler kedinin etrafına sürekli dökülür. Kediler ya direkt enfekte hayvanla temasa geçme sonucu ya da bulaşmış çevreden enfeksiyon kapabilirler. Sporlar çok dayanıklıdır ve eğer tedavi edilmezse yaklaşık iki yıl canlı kalabilir. Hastalığı başlatmak için ne kadar spora gerek olduğu bilinmemektedir. Sağlam deri enfeksiyona dirençlidir. Daha önce deri hastalığı olanların veya pirelenme, bitlenme geçirenlerin sporlara maruz kaldığında enfekte olma riski daha fazladır. Mantar hastalığı genelde genç ve uzun tüylü kedilerde daha sık görülür. Genç kedilerin bağışıklık sistemlerinin tam gelişmemiş olmasının hastalığa yatkınlığı artırdığı düşünülmektedir. Uzun tüylü kedilerde de hayvanın kendini yalaması daha az etkilidir ve derisinin güneş görmesi(mantar etkeni güneş sevmez) daha zor olur.
Mantar enfeksiyonu olan kedilerde görüntü nasıl olur?
Görüntü çok değişken olabilmektedir. Bazı kedilerde çok ciddi lezyonlar olurken bazı kedilerde ise lezyonlar çok hafif hatta belirsizdir. Tipik deri lezyonları genelde ayaklarda, başta ve kulaklarda ayrı ayrı, yuvarlak tüy döküntüleri şeklindedir. Etkilenmiş bölgeyi saran tüyler kırılmış görünür. Etkilenmiş bölge genelde pul puldur ve yangılı görünebilir. Fakat mantar hastalığı genelde kedilerin birçok başka deri hastalığı ile karışabilir. Mesela pire alerjisi, simetrik kellik, felin aknesi gibi. Genelde bütün vakalarda biraz tüy dökülmesi görülür fakat yangının , pullanmanın ve kaşıntının miktarı çok farklı olabilir.
Tanı:
Hastalık çok değişken olabildiği için genelde kedinin görüntüsünden bir tanı koymak zor olabilir. Veteriner hekimler teşhis için genelde aşağıdaki testlerden bir ya da birkaçını kullanır. 1-Ültraviyole Wood'un lambası: Karanlık bir odada lamba tüylerin üzerine tutulduğu zaman genelde flüoresan ışık verir. Bu mantar etkenlerinin salgıladığı bir maddeden kaynaklanıyor olabilir. Ama maalesef her mantar etkeni bu flüoresan görüntüyü vermeyebilir. 2-Mikroskobik inceleme: Genelde mikroskopta mantar sporlarının görülmesine bağlı teşhis konulur. 3-Mantar kültürü: Genelde en güvenilir yöntemdir. Belli bir miktar kültür alınarak laboratuarda özel bir kültür ortamında ekim yapılmasıyla sonuç elde edilir. Tek dezavantajı sonucun 10 gün civarında çıkmasıdır.
Tedavi:
Genelde çok sağlıklı hayvanlarda birkaç hafta sonra hastalık kendi kendine geçebilse de enfeksiyon insanlar ve diğer hayvanlar açısından da bulaşıcı olabileceği için tedavi gereklidir. 1- İlk önce immun sistemi(bağışıklık sistemini) etkileyerek mantar enfeksiyonunun üremesine neden olan etken ortadan kaldırılmalıdır. Mesela pirelenme. 2-Mantarlı kedi ya tabletle ya da dışardan direkt tüylere uygulanan topikal ilaçlarla tedavi edilir
Çevrenin ve eşyaların dekontaminasyonu
Bulaşıcı bir hastalık olduğu için mantarlı kedinin bakımı belli bir odada yapılmalı ve çevre sürekli dezenfekte edilmelidir. Çamaşır suyu genelde sert yüzeylerin ve kap kacakların temizliği için uygun olabilir. Süpürge ile vakumlama da uygundur
Kedim ne zaman iyileşecek?
Genelde deri lezyonları mantar etkeni tamamen elimine olmadan iyileşeceği için tedaviye bir süre daha devam etmek gerekir. Birçok vakada en az 6 hafta tedavi gerekir, bazılarında daha fazla. Evde ne kadar çok kedi varsa problem o kadar uzar.
İnsanlarda mantar enfeksiyonu:
Trikofiti genelde kediden insana geçebilir. Çocuklar daha çok risk altındadır. Hasta hayvanla direkt temas mümkün mertebe azaltılmalı ve çevrenin dekontaminasyonuna önem verilmelidir. İnsanlardaki trikofiti deride yuvarlak, yangılı bölgeler olarak veya kepekli tüy dökülmeleri şeklinde görülür. Kaşıntılı olabilir. Genelde tedaviye iyi cevap verir.
KEDİLERDE BEYAZ KULAKLARIN GÜNEŞ IŞIĞINA BAĞLI YANGISI (Solar Dermatit):
Özellikle beyaz kedilerin (daha çok beyaz kulaklı ve mavi gözlü kedilerin) yoğun güneş ışınlarına maruz kalması sonucu pigmentsiz kulaklarda görülen kronik bir deri yangısıdır
Belirtiler :
Öncelikle pigmentsiz kulak kenarları pembeleşir. Daha sonra yangı oluşur, kıllar dökülür, sulanma ve kabuklanma görülür, lezyonlar kulağın öteki kısımlarına da yayılır. İlk başlarda pek tepki göstermeyen kedi durum ilerledikçe kulaklarını kaşımaya başlar ve bu da daha çok tahrişe sebep olur. Beyaz kedilerde aynı durum alt göz kapağının kenarında da görülebilir. Devamlı tekrarlardan sonra bazen yassı epitel karsinoması denilen bir tür deri kanseri gelişebilir.
Teşhis:
Özellikle yoğun güneş ışığına maruz kalan beyaz ve açık renkli kedilerin kulak kenarlarında ortaya çıkan deri değişikliklerinde 'dermatitis solaristen' şüphelenilir. Karsinomatoz değişikliklerden şüphelenildiğinde biyopsi yapılır. Dış kulak iltihabı v.s.veya erkek kedilerin kavgaları sonucu oluşan yaralanmalarla karıştırılmamalıdır.
Tedavi:
Hayvanların güneşten korunması gerekir.